Bugun...


Binali YILDIRIM'DAN Başkanlık tavsiyesi: 'İtaat edin, rahat edin'
‘Partili cumhurbaşkanlığı’ sistemini getirecek yeni anayasa teklifi Meclis genel kurulunda görüşülmeye başladı.

Binali YILDIRIM'DAN Başkanlık tavsiyesi: 'İtaat edin, rahat edin'
+ -

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Meclis’te de, referandumda da ‘Evet’ oyu vereceğini söylediği, HDP ve CHP’nin rejim değişikliği getireceği için karşı çıktığı anayasa teklifinin referanduma götürülebilmesi için en az 330 milletvekilinin kabul oyu vermesi gerekiyor. 18 maddelik anayasa değişikliği teklifinin Meclis’te 316 sandalyesi bulunan AKP ve 39 sandalyeli MHP’nin oylarıyla hafta boyu sürecek görüşmelerin ardından kabul edilmesi bekleniyor. AKP, görüşmeleri 24 Ocak’a kadar bitirmeyi planlıyor. Görüşmeler, internet üzerinden Meclis TV sayfasından naklen yayınlanıyor. Diken, ‘partili cumhurbaşkanlığı’ sistemini içeren teklif değişikliğine dair görüşmeleri dakika dakika aktarıyor: 23.45 HDP’li Filiz Kerestecioğlu: Bugün tekçi, militarist, erkek egemen, Türkiye halkının gündemi olmayan, bir kişiyi her türlü yetkiyle başkanlığa taşımayı amaçlayan sistemi kabul etmiyoruz. Bu suça ortak olmayacağız. Tutuklu vekillerimize duyduğum saygı gereği bu otoriter teklifle ilgili hiçbir aşamada oy kullanmayacağımı ifade etmek isterim. Ayrıca bütün HDP vekillerinin de tutuklu vekillerimize saygı göstererek böyle davranacaklarına inanıyorum. Bu çağrı sadece HDP vekillerine değil demokratik siyasete inancı kalmış olan bütün vekilleredir” diyen Kerestecioğlu, “Bu teklif halkın hiçbir derdine deva olmayacaktır. Deva daha çok demokrasi ve bu teklifin kesinlikle meclisten geçmemesini sağlamaktır. 22.51 Başbakan Binali Yıldırım: Bugün ülkemizin geleceği için çok ama çok önemli bir konu için bir aradayız. Anayasa değişikliğini görüşüyoruz. Türkiye’nin geleceğini konuşacağız. Bugünden itibaren anayasa değişikliğini bütün yönleriyle ele alacağız. Meclisimiz bu değişikliği en iyi şekilde müzakere edecek. Vatandaşlarımız bu görüşmelerde yapılan bu değişikliğin ne anlama geldiğini daha iyi anlayacak, hayatlarında neyi değiştireceğine kanaat getirecek. Tabii, bu görüşmeler burada bitmiyor. Görüşmelerimizi inşallah tüm partilerimizin katılımıyla tamamladıktan sonra bunun bir de asil sahibinin önüne gitmesi var. Asıl işin sahibi de millettir. Millet, bu değişikliği, öyle inanıyoruz ki, aynen olur verecek ve Türkiye’nin muasır medeniyetler seviyesine giden yolda önünü açacaktır. Değişiklik teklifi, karşı karşıya olduğumuz bazı sıkıntıları ortadan kaldıracak bir değişikliktir. 18 değişiklikten söz edildi. 82 anayasası darbe ürünü bir anayasadır. Bu anayasa değişikliğini zaman zaman defalarca yaptık, 100 kadar da madde değiştirdik. Ama her bir değişiklikten sonra yeni anayasa değişikliği bitmedi, artarak devam etti. Başkanlık sisteminde ne yetki varsa cumhurbaşkanına da aynısını yazmışlar. Parlamenter sistem var ama onunla uyumlu olmayan çok fazla yetkilere sahip bir cumhurbaşkanı var. Başbakan var, cumhurbaşkanı var. İki farklı yürütme iradesi var. Bunlar hep uyumlu olmayabilir. Yönetimde iradenin tek olması lazım. İrade olmayan yerde irade olmaz. Mutlaka sorumluluğun da yetkinin de tek kişide olması lazım. Aksi takdirde vesayet odakları güç kazanıyor, sistem tıkanıyor. Bu ikili yapının parlamentoda yer alması sürdürülebilir bir yapı değildir. Onlar (CHP’liler) parlamenter sistemi, biz başkanlık sistemini savunuyoruz. Saygıyla karşılıyorum ama kararı verecek olan millettir. Başka ülke örnekleri de dikkatle incelenerek, tarihimize, kültürümüze uygun bir yönetim yapısı ortaya çıktı. Şunu söylüyorlar, ‘ABD tipi başkanlık getirin, kabul edelim.’ Onu da ‘Buyurun’ dedik, kabul edilmedi. Bekleyecek halimiz yok. 18 maddeden oluşan bir değişiklik yaptık. Defalarca söyledik ama sayın Baykal iyi bir değerlendirme yaptı. Mesele açıktır, bu bir yönetim sistemi değişikliğidir. Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemidir. Yargının bağımsızlığının yanına tarafsız da olsun diyoruz. CHP de istiyor, MHP de istiyor, AK Parti de istiyor. Neyine itiraz ediyoruz? Milletvekili sayısı 550’den 600’e çıkıyor. Milletin vekillerinin sayısının artmasının kime, ne zararı var? Seçilme yaşını 15’ten 18’e düşürüyoruz. Seçerken ‘Gelin gençler’ diye çağırıyoruz. ‘Biz de seçilelim’ denince ‘Sizin yaşınız küçük’ diyoruz. Seçen, seçilme ehliyetine de sahiptir. Gençlerden korkmayalım. İki seçim aynı anda yapılıyor, bu da güzel bir şey. Vatandaş gelecek beş yılı nasıl planlayacağına karar veriyor. Siyasette vatandaş hiç hata yapmadı. Bizler hata yapabiliriz ama vatandaşın bugüne kadar hiçbir hata yaptığını görmedim. O yüzden vatandaşa güvenelim, vatandaşın kararına başımız gözümüz üstüne deyip itaat edelim. Vatandaşa itaat et, rahat et. Cumhurbaşkanının herhangi bir suçla suçlanmasına müsaade edecek düzenlemeyi getiriyor. Deniyor ki, ‘Öyle bir oran koydunuz ki bu mümkün değil.’ Mevcut düzenlemede beşte üç, yeni düzenlemede üçte ikiye indiriliyor. Hangisi daha büyük? Cumhurbaşkanı yardımcılığını getiriyoruz. Başbakan yok. Biz makam mevki delisi değiliz. Biz şan şöhret peşinde değiliz. Yani bu sistem, uzlaşmayı getiriyor. ‘Oturun uzlaşın’ diyor. ‘Biriniz giderseniz, öbürünüzü de göndeririz’ diyor. Bu da yaşanması muhtemel bütün krizleri ortadan kaldırıyor. Türkiye, bulunduğu bölgede çok önemli bir sorumluluğu olan bir ülke. Bölgede güçlü olmamız lazım. Bölgedeki planlar açıktır. Ülkemize karşı çok boyutlu, asimetrik bir savaş başlatılmıştır. Bu savaşı başarıyla kazanmanın yolu güçlü siyasi iktidarın daim olmasıdır, sürekli olmasıdır. Bu anayasayla hem bunu yapacağız hem de ülkemizin 2023 hedeflerini gerçekleştirmek için siyasetin daha da güçlü hale gelmesini sağlayacağız. Ben bun karşı çıkanların hangi saikle karşı çıktıklarını anlamakta zorlanıyorum. Çünkü bu herkese açık, kimin kazanacağına siz karar vermiyorsunuz, millet karar veriyor. 21.35 AKP’li Mustafa Şentop: Meclisimizin kurucu iktidar faaliyeti yürüttüğü bir çalışma içerisindeyiz. Türkiye’de yeni anayasa tartışması yeni bir tartışma değil. Biz bu sistemle ilgili tartışmaların olgun bir şekilde yapılmasını istiyoruz. Burada hükümet sistemi değişikliği var. Okumuyorsanız teklifi tartışmayalım. Anayasa değişikliğinin tam zamanıdır. Türkiye yeniden inşa edilecek. 21.30 CHP’li Engin Altay: Başkanlık geçerse önce kaos çıkar sonra iç savaş çıkar. 21.00 Adalet Bakanı Bekir Bozdağ: Cumhuriyet dönemimizin en önemli anayasa değişikliğini görüşüyoruz. Bu anayasa değişikliği ile güçlü iktidar, güçlü yasama, hızlı karar alma ve uygulamanın, hasılı ülkemizin güçlü geleceğinin temelleri atılmaktadır. Cumhurbaşkanlığı sistemi doğrudan ülkemizin bekasıyla da ilgilidir. Milletten kaçırılan, saklanan herhangi bir şey yoktur. Bizim yaptığımız bunu milletin önüne götürmektedir. Millet kararını versin ve o karara hepimiz saygı duyalım. Bu değişiklik tek bir kişinin iktidara getirilmesi değişikliği değildir. ‘OHAL’de anayasa değişikliği görüşülemez’ mantığını kabul etmek mümkün değil. Çünkü bu gazi meclis Kurtuluş Savaşı’nın devam ettiği yıllarda, 1921 anayasasını yapmış ve yürürlüğe koymuştur. O gün hiç kimse çıkıp da ‘Kurtuluş Savaşı var, anayasa yapma vakti değildir’ dememiştir. Eğer bugün ‘Anayasayı görüşemeyiz’ dersek, parlamentoda hiçbir şeyi görüşemeyiz. Bu parlamento terör devam ederken, OHAL döneminde de anayasa yapmaya etkilidir, yetkilidir ve bu konuda ehliyeti tartışmasızdır. Bazıları Türkiye’de her büyük değişiklik olduğunda buna karşı çıkıyorlar. Değişimlere ‘Hayır’ diyerek bunları önleyemediniz. Bu bir rejim değişikliği olarak takdim edilemez. Hükümet sistemi değişikliğidir. Bu değişiklik ne yapıyor? Cumhuriyetin temel niteliği olan hukuk devleti niteliğini güçlendirmektedir. Yargının tarafsızlığını güvence altına alıyor. Cumhurbaşkanının eylemlerine yargı yolu açılıyor. Cumhurbaşkanının sadece siyasi sorumluluğu yoktur. Sadece vatana ihanetten ötürü belli çoğunlukla suçlanabilmektedir. Sorumsuz bir cumhurbaşkanlığı makamı söz konusudur bizim sistemimizde. Yeni sistemle cumhurbaşkanının siyasi sorumluluğu da olacak. Sanki meclis kapanıyormuş gibi bir hava yaratılıyor. Yeni sistemle meclis daha da güçlendirilecek. Yasama güçlendirilmektedir. Cumhurbaşkanının bugünkü anayasasının ilgili maddesine göre meclisi fesih etme yetkisi var. Nitekim 7 Haziran’dan sonra seçimlerin yenilenmesine karar verdi. Yeni teklif, parlamentoyu daha korunaklı hale getiriyor. Parlamento hem yasama hem de denetim bakımından daha da güçlendirilmektedir. Partili cumhurbaşkanı Türkiye’nin yeni tanıştığı bir şey değil. Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk partili, milletvekili, genel başkan. İsmet İnönü de öyle. Ne oldu tarafsızlığına halel mi geldi? Bizim yaptığımız Atatürk anayasalarına dönmektir. 19.40 HDP’li Meral Danış Bektaş: AKP’li olmayan ve anayasa değişikliğini desteklemeyenler özgürlük alanı bırakılmamıştır. Toplantı ve gösteri yapma hakkı sadece iktidar partisini desteklemek için var. AKP’li olmayan herkes bir sabah uyandığında terörist olabiliyor. Eğer referandumda geçerse, ‘Anayasa değişikliğini konuşmak yasaktır’ diye KHK çıksa kimse şaşırmayacak. Bu metinde halk yok, 80 milyon yurttaş yok, toplumun yarısı kadınlar yok, çocuklar yok, gençler yok, Kürt halkı yok, Ermeniler yok, Çerkesler yok, Aleviler yok, farklı eğilimler yok, farklılıklar yok. Peki, mevcut cunta anayasasını da askıya alan, hukuku bir kişinin tahayyüllerine teslim eden anayasanın en iyi şöyle ifade edilebilir: Varlığım cumhurbaşkanına armağan olsun. Bir de Türk tipi başkanlık deniyor. Türk, dikta rejiminin adı olabilir mi? Deniyor ki, Türk halkı demokrasiyi bilmez, tek adam rejimine layıktır. Özgür yurttaş olmaya değil, biat eden bir tebaa olmaya layıktır. Bu metin Türkiye’deki farklı inançları, işçileri görmüyor. Bu metin Kürtler için, Aleviler için ölüm demektir. Bu metin, AKP’nin şu anda halihazırda yürüttüğü Kürt düşmanlığını pekiştirmektedir. Bu zihniyet ne içeride ne de dışarıda Türkiye’ye fayda getirmemiştir. Bizim taleplerimiz Türkiye’deki tüm halklar içindir. Biz HDP olarak Cizre bodrumlarında ‘Su heval su’ diyenleri unutmadık. Bu yüzden ‘Hayır’ diyeceğiz. Bunların insanlığa karşı suçlar olduğunu her fırsatta ifade edeceğiz. daha onurlu bir yaşam için, kadın özgürlüğü için, daha fazla canımızı toprağa düşürmemek için bu anayasaya ‘Hayır’ diyeceğiz. 18.55 CHP’li Deniz Baykal: Tarihi bir toplantı yapıyoruz. Günlük siyaset yapmak için burada değilim. Türkiye’ye sahip çıkmak için geldim. Buna ihtiyaç mı var derseniz, evet var. Bu sana mı düşer derseniz, evet hepimize düşer. Seçilerek gelmiş milletvekilleri gibi bütün siyasi ömrümü bu kutsal çatı altında geçirmiş biri olarak milletime karşı konuşmak zorunda hissediyorum. İstiklal Madalyası’yla onurlandırılmış, İstiklal Gazisi babamın helalliğini kazanmak için konuşmak zorundayım. Belki böyle bir şans bir daha hiçbirimizin olmayacaktır. Türkiye’nin tarihiyle hesaplaşacağı bir görev ve sorumluluk anının içindeyiz. Böyle bir tarihi karar anına bizi taşıyan, boş kağıt imzalatılarak önümüze getirilen bir projedir. Bu sipariş bir projedir. Bir asıllık geleneğimizi tahrip edecek, millet egemenliği yerine şahıs hegomonyasını getirecek tasarı önümüzde duruyor. Bu tasarıyı ele almadan önce dikkatinizi çekmek istediğim bir nokta var. Bu tasarıdan halkın haberi yok. Anayasamızın en temel dayanaklarıyla oynayan tasarıdan halkın haberi yok. Bu tasarıdan, hukuk fakültelerinin, baroların, sendikaların, milletin haberi yoktur. Milleti uyarmadan, işi olup bittiye getirme çabası vardır. Hatırlarsanız iktidar çözüm süreci diye PKK’yla anlaşmak için çabalıyordu. Şimdi söyler misiniz, anayasa değişikliğini millete anlatmak için en küçük bir çaba gösteriyor musunuz? Meclis TV kapatılmış, bunun izahı var mı? Kendisine güvenen, projesine inanan insanlar Meclis TV’yi neden kapatırlar. İşi olup bittiye getirme çabası var. Bu doğru değildir. Bunu böyle yapmak zorunda hissediyorsanız, bu işin içinde bir Çapanoğlu var. Önce millete bu işi anlatmak lazım. Bunu söylemenizi beklerdim. Milletin arkasından talimatla iş çevirmek kimseye yakışmaz. Bu anayasa paketini bir olağanüstü hal içinde konuşuyoruz. OHAL, olağanüstü hal kapsamı dışında gerekçelerle sürdürülüyor… Hala her KHK’yla yüzlerce insan işinden oluyor. Cumhuriyet tarihinin en kanlı saldırılarını yaşıyoruz. 516 kişi hayatını kaybetti. Sadece son altı ayda 17 saldırıda 210 kişi hayatını kaybetti, Suriye’de 47 askerimiz düştü. Güvenlik krizi sizi muhalefet liderlerine zırhlı araba verme noktasına kadar getirmiş. Allahaşkına, bu hal altında referandumla anayasa değişikliğini nasıl düşünüyorsunuz? Millet can derdinde, birileri et derdinde. OHAL’in altıncı ayındayız. Şehit haberleri, bombalamalar, millet her yerde yas içinde. Matem tutan insanlara hadi koş oyunu ver diyeceksiniz. Bu bana ayıplı malını satmaya çalışan tüccarları andırıyor. Söz konusu olan dünyanın en şerefli milli mücadelesiyle kurulmuş cumhuriyet rejiminin kaderidir. Uzlaşma olmadan anayasa değişikliği hayata geçirilmeye çalışılıyor. Bir yanda dış kaynaklı komplolar, bir yanda iç politikadan kaynaklı tehdit ortamı. Her ikisiyle karşı karşıyayız. Böyle bir ortamda rejim değişimi girişimini akılla, sağduyuyla açıklanabilir mi? Bu anayasa değişikliği, sıradan bir paket değildir. Bu anayasanın temellerini, egemenlik anlayışını, dünyanın hiçbir demokratik ortamında olmayacak şekilde allak bullak edecek bir değişikliktir. Anayasanın temelinde milli egemenlik anlayışı var. Bu tasarı milletin üstünlüğünü ortadan kaldıracaktır, Meclis eşit bile olamayacaktır. Milli egemenlik ortadan kaldırılacaktır. Bu meclisin arkasında millet var. Tümüyle Türkiye, yüzde yüzüyle her siyasi partiden, her kimlikten, her inançtan, mezhepten insanız. Onun için bütün organların üzerinde olmak zorunda. Ama ilk kez bir seçim yapacağız, yüzde 51’le cumhurbaşkanı seçeceğiz, bu cumhurbaşkanı yüzde yüz olan Meclis’in temel yetkilerini elden alacak. Herhangi bir ülkede bunun bir benzeri var mı? İnsanların üzerinde durmadığı belki de en büyük yanlış, Cumhurbaşkanının Meclis’teki partinin başı olmasıdır. Cumhurbaşkanı, bir siyasi partinin genel başkanı, o partinin yararlarını, çıkarlarını savunacak, takip edecek. Cumhurbaşkanı AKP Genel Başkanı olacak, yargıyı belirleyecek, HSYK’yı belirleyecek. Sağduyumuzu mu kaybettik sayın arkadaşlar? Tarafsızlık yemini edecek cumhurbaşkanı, ya kimi aldatıyoruz, kim inanacak buna? Bu parti sistemini getirmek demek. Bu sürecin en kritik aşaması 1947, 12 Temmuz bildirisi vardır. İsmet İnönü, hukuken partili cumhurbaşkanı konumundayken, partisiz cumhurbaşkanı olmaya çalışmıştır. Bu hukuki durum değişmiş, bugünlere gelmişiz, tarafsız diye anayasa tarif edilen cumhurbaşkanını parti genel başkanı yapmaya çalışıyoruz. Esad Meclis’i tek başına gerekçesiz feshetme hakkına sahip değildir. Biz hiç gerekçe bile göstermeden feshedeceğiz. Yüzde 50, yüzde 100’ü feshediyor. Cumhurbaşkanı Anayasa Mahkemesi’nin 15’inden 12’sini atayacak, üç tanesini de parti genel başkanı sıfatıyla burada atayacak. Sonra da burada bu mahkemede yargılanacak. O mahkemeye kim inanır. Anayasa Mahkemesi’ni ne hale getiriyoruz. Bir suç varsa bulursun 400 milletvekilini, verirsin mahkemeye mantığı. Kim yargılar, benim atadığım Anayasa Mahkemesi üyeleri. Bütün bunlar hangi gerekçeyle bu tasarının yapıldığını gösteriyor. Biz bunu istikrarı sağlamak için yapıyoruz diyor genel başkan. Allahaşkına buna ihtiyaç mı var? 14 yıldır istediğinizi yapıyorsunuz. Sayın Başbakan diyor ki, ‘Efendim şimdi değil, ileride olabilir diye, telaşla, alelaecele, Meclis’i kuşatarak, gazlarla, coplarla gelecekteki tehdidi bertaraf etmeye çalışıyoruz’. Ortalık çok karışık, ülkede kan gövdeyi götürüyor. Ne oluyor diye baktığımızda bunun altında anayasa yok. İstikrarın gerekli olduğunun hiçbir inandırıcı talebi yoktur. Bu doğrudan iktidarın uzun süredir uygulamalarından kaynaklanmaktadır. İktidar giderek ülkeyi yüksek krizler ortamına sürükledi. Yanlış Suriye politikası izlediniz sonuçlarıyla Türkiye hesaplaşıyor. FETÖ konusunda tamamen yanlış büyük hatalar yaptınız, şimdi Türkiye bunun sonunda allak bullak. Yolsuzlukla mücadeleyi bir kenara bıraktınız. Bu tasarı önümüzde. İnanıyorum ki bu tasarı geçerse çok büyük sıkıntılarla karşılaşacak. Milletin haklarını, bir tek kişiye emanet etme konumundayız. Böyle bir tablo içinde bizim dikkat etmemiz gereken konu sorumluluğumuzun ne kadar yüksek olduğudur. Bu yanlışı önleyebilecek kurum Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Sorumluluğuna yakışır şekilde Meclis bu yanlıştır diyebilmelidir. Bu yanlışın söylenebilmesi gerekir. Bu proje muhalefete karşı değil AKP’ye karşıdır. Başbakanlık kaldırılıyor, niye, ‘E iktidar mücadelesi var’. E hadi onu verdik, AKP genel başkanlığını da verin. Sadece o değil, yasamayı da sana veriyoruz. Bunu verirseniz, Türkiye’nin önünde büyük sıkıntılar oluşur, eğer vermezseniz Türkiye’nin önünde büyük ufuk açılır. Türkiye rahatlar, siz de rahatlarsınız. Siz kimliğinizi kazanacaksınız. Usül yönünden yapılan itirazlar kabul edilmedi. Teklifin geneline yönelik görüşmeler başlayacak. 18.30 HDP’li Osman Baydemir: Gelin gerçekten de milletin hür iradesinin ortak paydada buluşması olan parlamento zeminini özgür kılalım. Birinci darbe eş başkanlarımızın tutuklanmasıyla gerçekleşti. Tüm partilerin başkanlarına sesleniyorum. Siz ne kadar meşruysanız, eş genel başkanlarımız da o kadar meşrudur. Üniversite öğrencisine tanınan hakkın eş başkanlarımıza da tanınması gerekiyor. 18.04 CHP’li Özgür Özel: Bu kanun ve anayasa değişikliğinde usüle aykırı bir işlemi daha bildirmek üzere söz almış bulunuyorum. Bu teklif başkanlık tarafından sadece anayasa komisyonuna yollanmıştır. En az dört ek komisyona daha gönderilmesi gerekirken bu yapılmamıştır. Adalet komisyonu, içişleri komisyonu, milli savunma komisyonu gibi tali komisyonlar da konuyla alakalıyken, görüş alınmamış olması asli bir kusurdur. İlgili anayasa komisyonu başkanlığına anayasaya aykırılık iddiamızdan sonra, bu konuyla ilgili başvurumuz olmasına rağmen, yaşanan yoğun tartışmalara rağmen başkanlık makamı tutumunu değiştirmemiştir. Gürültüler esnasında bu konudaki itirazımız ciddiye alınmamıştır. Yaptığımız itiraz, yapıldığıyla kaldı. Tüm bu sebeplerden sonra başkanlığınızdan, yapılan bu eksiklerden dolayı, maddelerin görüşmeleri başlanmaksızın teklifin komisyona geri iade edilmesini arz ve talep ediyoruz. 18.00 CHP Grup Başkanvekili Levent Gök: (AKP’lilerin, görüşmelerde bulunmayan milletvekilleri yerine yoklama kağıdı imzalaması hakkında AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş’a yönelik) Elitaş oturmuş karşımızda, ‘Sahtecilik yapanları kim koruyor’ sorusuna yanıt veremiyor. Sizi bu konuda özür dilemeye davet ediyorum. 17.52 HDP’li Filiz Kerestecioğlu: (HDP’li 11 vekilin tutuklu olduğu sırada görüşmelerin devam edilmesi hakkında) Yargıya müdahale mi edeceğiz diyor bazı vekiller. Kimse bize yargı bağımsız falan demesin. Yargı bağımsız falan değil. Biz burada adli bir karar beklemiyoruz. Milletvekillerinin görüşmelere katılıp, aynı zamanda oy kullanmalarının sağlanması gerekiyor. Bu istenirse yapılır. Bu sadece HDP’yi ilgilendiren bir konu değildir. Bizim milletvekillerimizin, bütün il, ilçe yöneticilerimizin rehin tutulmasının tek nedeni de bu tekçi, tek kişiye yetki vermek isteyen anayasa teklifine karşı muhalefetin engellenmesidir. Bizim sözümüzün engellenmesidir. Bu dokunulmazlıkların kaldırılmasına evet diyen herkesin ayıbıdır. 17.38 HDP’li Ahmet Yıldırım: Her şey milletin gözü önünden kaçırılarak yapılıyor. Komisyonun bir dakikası bile televizyonlarda yayınlandı mı? Muhalefet partilerinin görüşmelerin televizyonda yayınlanması talepleri neden hükümetçe reddediliyor? Partili cumhurbaşkanı, partisiz cumhurbaşkanının metnini okuyarak göreve başlayacak. Bu neden düşünülmedi? 17.18 CHP’li Bülent Tezcan: Başından beri diyoruz ki, cumhuriyet egemenlik problemidir. Kuvayi Milliye ruhuyla işgale onurlarıyla direnen kurucularımız, millet iradesini saraydan alıp millete verdiler. Bunun iki koşulu vardır: Seçim ama ikinci koşul, seçimle verilen egemenliği koruyacak anayasa olmasıdır. O gücün bir elde toplanmasını engelleyecek anayasaya ihtiyaç var. Yoksa birileri milletin adına millete zulüm etmeye başlar. 21’inci yüzyılın Türkiyesini diktatörlere teslim etmeyelim. Bu teklif ben de Cumhurbaşkanı olsam beni de diktatör yapar. Bu teklif, 100 yıl önce saraydan alınıp millete verilen egemenliğin, tekrar milletten alınıp saraydan verilmesidir. Bu rejim değişikliğidir, seçilmiş kral yaratma teklifidir. 17.14 CHP’li Engin Altay: Biz milletten korkmuyoruz. Siz milletten korkmasanız Meclis TV’yi açarsınız. Ayıp, çok ayıp. Biz milletten korkmayız ama onun için bu hükümetlere bile tahammül ediyoruz milletin kararı diye. Yargılanmaktan korktuğu için birilerinin bu teklifi getirdiğini biliyoruz. 17/25 Aralık’ı tamamen kapatmak için bu teklifi getirdiğinizi biliyorsunuz. 17.08 AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan: Bu Meclis Anayasa’yı değiştirebilecek bir meclistir. Hepinizin malumu anayasa komisyonunda 600’ün üzerinde milletvekili konuşma yaptı, biz de dinledik. Komisyonun işlemini tamamlayıp, baskıya göndermesinden, gündeme almasından geri adım atılacak bir durum söz konusu değildir. Gelin bu teklifi makul değerlendirelim. Derdimiz üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil. Genel Kurul’da kaldırılan, değiştirilen maddeler oldu, biz değişikliklere açığız ama bunu görüşmeyiz demek doğru değil. Bu metnin Anayasa’ya aykırılığı söz konusu değildir. Bu metne lütfen önyargısız yaklaşın. Bu teklifi biz AKP için değil, Türkiye için istiyoruz. 10 gün komisyonda bağırdınız. Biz gururla, onurla 316 milletvekili olarak bunun altına imza attık, bunu millete götürmeye kararlıyız. 17.01 CHP’li Engin Altay: Bu teklif, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na aykırıdır. Komisyonun görüşmeleri esnasında da aynı iddiayla başvuruda bulunmamıza rağmen, anayasaya aykırılık değerlendirmesi yapmadan, kısmi değerlendirmeyle yetinilmiştir. Meclis kanun konulan yerdir. Kanun konulan yerde Anayasa’yı ihlal etmek kabul edilemez. Anayasa’nın ikinci ve dördüncü maddesi bu teklifle ihlal edilmektedir. Anayasa’nın başlangıcında egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu, hiçbir kişi ve kuruluşun bu anayasada gösterilen hükümlerin üzerine çıkamayacağı belirtilmiştir. Bu usül tartışmasında 10 dakikalık konuşma süresinin getirilmesini talep etmekteyiz. Konu hassastır. Üç dakikalık sürenin bir parça artırılması bu milletin hayrınadır. CHP’nin grup önerisi reddedildi. 16.27 CHP’li Bülent Tezcan: Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yetkilerini bir kişiye nasıl devredeceğiz? ürkiye’nin terör tehdidini çözecek bir teklif midir? Ekonomik sorunları çözecek midir merak ediyorum. 15 yıldır AKP tek başına iktidar. Ne istediyseniz yaptınız, ne istediyseniz sayısal çoğunluğunuz var. Bu değişiklik hangi acil problemi çözecek? Reina, Kayseri saldırısının önüne mi geçecek? Bu parlamentoyu günlerden beri bununla meşgul etmenin sebebi nedir? Türkiye 15 yıldır fiili bir durumun içindedir, bunun adı tek adam yönetimidir. Parlamento işlevsiz bırakılmıştır. Dış politika, terör, faizlerle ilgili bir şey söylenecek, çıkıp cumhurbaşkanı konuşuyor. Bu teklif yeni sivil darbenin işaretidir. 20 Temmuz darbecilerinin işidir. Bu teklif, Meclis’in ortasına canlı bomba koyma teklifidir. Meclis’in gerçek temsilcilerinin ağızlarını bağlama teklifidir. 16.09 CHP’li Mehmet Bekaroğlu: Cumhurbaşkanının mağduriyetinin ben şahidiyim. ‘Muhtar bile olamaz’ diye manşetler attılar. Sayın Cumhurbaşkanı bu ülkede her şey oldu. Belediye başkanı oldu, başbakan oldu, cumhurbaşkanı oldu. Daha ne istiyor? 15.40 Gündem dışı önergeler okunuyor. 15.35 CHP Grup Başkanvekili Levent Gök: (AKP’lilerin, görüşmelerde bulunmayan milletvekilleri yerine yoklama kağıdı imzalaması hakkında) Biz CHP olarak meşru olmak üzere her tür sonuca razıyız. Cuma günü emekli sandığı teklifi görüşülürken bir yanlışlık fark ettik. AKP’li vekilleri çağırarak önergeyi düzeltmelerini istedik. Yapılan yanlışın başka yollardan savunuluyor olması kabul edilebilir değildir. Hangi işlemin yapılacağı konusunda bilgi vermenizi bekliyoruz. Milletvekili yemini ettik, sahtecilik yapılması yasaktır. Bu konuda Meclis Başkanlığı’nın samimi, olayın ne olduğu hakkında bilgi verilmesini ve sorumluların hakkında işlem yapılmasını bekliyoruz. Görüşmelere ara verildi. 15.10 AKP Grup Başkan Vekili Mustafa Elitaş: Sayın Gök, oylamayla yoklamayı karıştırıyorsunuz. İkisi arasındaki farkı bilmiyorsunuz. O gün yapılan iş sadece yoklama işidir. 15.08 HDP’li Filiz Kerestecioğlu: Bu gece yaşanan olaya grubumuz da tanıklık etti. İlk defa da olan bir şey değil aslında. Bu Meclis’te vekillerin şuraya gidip oy kontrolünde bulunması bile ayıp bir durumdur. Ama birçok zaman bir kanun tartışılırken, o kanunu getiren iktidar partisinin vekilleri burada değiller. Yapılan ciddi bir sahteciliktir ve bunun arkasında durulmaması lazım. Biz görüşmelerin Meclis’te canlı olarak izlenmesi için dilekçe verdik, hala bir cevap alamadık. 15.04 CHP Grup Başkan Vekili Levent Gök: (AKP’lilerin, görüşmelerde bulunmayan milletvekilleri yerine yoklama kağıdı imzalaması hakkında AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş’a yönelik) Ortada bir sahtecilik var. ‘Benim grubumda ben sahtecilik istemiyorum deyin’ Elitaş. Benim grubumda hiçbir CHP’li vekil buna cüret edemez. Bu milletvekilleri hakkında kim pusula göndermiştir? Sahtecilik suçtur ve milletvekili olmaya engeldir. 14.50 MHP Grup Başkan Vekili Erkan Akçay: Ülkemiz zor bir dönemden geçmektedir, hadiseleri uzaktan izleyemeyiz. Etrafımız ateş çemberiyken inisiyatif almamamız düşünülemez. Toplumsal ağırlığı günden güne artan sorunlara karşı çözüm üretmemiz gerekiyor. Siyasetin güç ilişkilerinden beslenen modelden kurtarılması gerekir. 14.45 CHP’li Engin Altay: Darbe girişimi püskürtüldüyse milletimizin demokrasi aşkına borçluyuz. Görüyoruz ki 65’inci hükümet en temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasına bile tahammül edemeyen bir hal içindedir. Hükümeti demokrasiye saygı duymaya, sivil toplum kuruluşlarına insan hakları içinde muamele etmeye davet ediyoruz. Burası müstemleke değildir, hak arayan, düşüncesini ifade etmek isteyen Ankara Barosu ve STK’lara yönelik bu vahşi, hasmane, düşman askerlerine bile yapılmayacak polis müdahalesini kınıyoruz. 14.40 HDP’li Filiz Kerestecioğlu: “Bugün Türkiye’de kuvvetler ayrılığını ortadan kaldıran tek adam teklifi görüşülecek. En büyük insan hatası ikbalini her şeyin önüne koymasıdır. Bu kapsamda AKP’li ve MHP’li milletvekillerini teklifi bir kez daha okumaya ve ret oyu vermeye çağırıyoruz. Başta eş başkanlarımız ve grup başkanvekillerimizin tutuklu bulunduğu sırada yapılacak anayasa değişikliğinin teklifi halkın büyük çoğunluğunun iradesini de yok saymak anlamına geleceğinden meşruluğu yoktur.” 14.37 CHP’li Mahmut Tanal: “15 Temmuz’da meclisi bombalayanlara karşı sabaha kadar direndik. Bugün de meclisi kuşatmaya aldınız. Bugün de direneceğiz. Bu mücadele hukuk devleti isteyenlerle buna karşı olanların mücadelesidir. Bu teklif ucuzluk mu getirecek, refah mı getirecek yoksa dikta mı getirecek? Halka sordunuz mu?”




Kaynak: diken.com.tr

Bu haber 4100 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
SON YORUMLANAN HABERLER
Tumislerburada TR
SON HABER YORUMLARI
YUKARI