Bugun...


Ragıp Eşref FİLİZ: 'Reina saldırganının neden yakalanmadığını biliyorum'

Ragıp Eşref FİLİZ: 'Reina saldırganının neden yakalanmadığını biliyorum'
+ -

esreffiliz@hotmail.com

 

 

 

 

Bu yazıyı okuyunca belki de hepinizin zaten bildiği bir şeyi anlattığım için benden nefret edebilirsiniz. Ancak böyle anlarda bir günah keçisi hep kendisini ateşe atarak zaten herkes tarafından bilinen fakat ‘’ilk söyleyen ben olmayayım’’ kaygısıyla kimsenin söylemek istemediği o gerçeği söylemek zorundadır.

Evet, Reina saldırganının 39 kişiyi öldürüp 65 kişiyi de yaraladıktan sonra neden hala yakalanmadığını biliyorum. Sizlerin de daha iyi anlayabilmesi için sadece birlikte yakın geçmişe doğru kısa bir yolculuğa çıkmamız yeterli olacaktır.

Bildiğiniz gibi Türkiye’de emniyet güçlerinin içinde ‘Terörle Mücadele’ isimli bir şube var. ‘’Bu şube ne iş yapar?’’ başlığıyla durumu biraz irdeleyelim önce:

AKP’nin bir dönemlerdeki iş ortağı olan FETÖ, Emniyete ve Yargıya hakimken uyduruk Ergenekon davasından hapse atılan yazarlar Soner Yalçın, Nedim Şener ve Ahmet Şık tutuklanırken evlerinden onları alan polisler ‘Terörle Mücadele’ ekipleriydi.

Türkiye’nin yetiştirdiği en değerli tıp profesörlerinden Mehmet Haberal ve Türkan Saylan’ı tutuklayan polisler de ‘Terörle Mücadele’ ekiplerindendi.

Yine Ergenekon davası kapsamında tutuklandığı için intihar eden Yarbay Ali Tatar’ı da ‘Terörle Mücadele’ polisleri tutuklamıştı.

(Burada ufak bir parantez açarak diktatör bir yönetim sebebiyle acı çeken tüm toplumlarda terörle mücadele polislerinin aslında ‘halkla mücadele timi’ gibi kullanıldığını belirtmemiz gerekiyor. Bknz: Franco döneminin İspanya’sında ‘politik terörle mücadele birimi’ denilen polislerin barışçıl gösteri düzenleyen vatandaşların üzerine ateş açmaktan ve muhalif aydınları tutuklayıp işkence etmekten ya da yargısız infazların tetikçiliğini yapmaktan başka bir şey yapmaması gibi.)

Biraz daha günümüze yaklaşacak olursak gazeteci Ahmet Altan ve kardeşi Profesör Mehmet Altan’ı tutuklayanların da ‘Terörle Mücadele’ ekipleri olduğunu belirtmemiz gerekiyor.

Sonrasında ödüllü roman yazarı Aslı Erdoğan’ı ve dilbilimci Necmiye Alpay’ı tutuklayanlar kimdi dersiniz? Evet, tabii ki ‘Terörle Mücadele’ ekipleri… Ya Can Dündar? Tabii ki yine görevi kimselere bırakmayan ‘Terörle Mücadele’ ekipleri…

Geçenlerde aynı ekipler gazını alamayıp bu sefer de ikinci defa Ahmet Şık’ın kapısına dayandılar ve onu da tutukladılar. Peki, biz toplum olarak bu tutuklanmalara ne kadar tepki verebildik? Hiç… Neden? Çünkü OHAL var ve verdiğiniz tepkinin boyutu önem arz etmeksizin amansız ‘Terörle Mücadele’ ekiplerimiz sizi de alabilirlerdi. Sizi anlıyorum, korkularınızı ve çocuklarınızın geleceğine dair duyduğunuz tüm kaygıları… Ama öyle bir noktaya geldik ki sevgili okurlarım, halk olarak aynen Kore Savaşı esnasında aşırı soğuktan kopan uzuvlarındaki kanama donduğu için kan kaybından ölemeyen Amerikan askerleri gibiyiz. Normalde herhangi bir toplumun tümden yok oluşuna sebep olacak kadar acı çekiyoruz ama yaşadığımız travmalar sebebiyle uyuştuğumuz için ölemiyoruz bir türlü.

Her gün yaşadığımız terör saldırıları ve can kayıpları ruhumuzu kanatıyor ama bu kaos ortamı bizi bir nihayete erdirmeden süründürüyor. Diyeceğim o ki: ismi ‘Terörle Mücadele’ olan kolluk kuvvetlerimizin son 10 yıldır yaptığı tek şey evindeki en keskin ve tehlikeli alet kalem olan yazarları, şairleri, doktorları, avukatları, hakimleri, askerleri tutuklamak olursa o zaman İstanbul’un göbeğinde bir terörist de elinde AK-47 bir makineli tüfek ve 3 dolu şarjörle bir eğlence mekanına dalıp onlarca insanı öldürüp elini kolunu sallayarak ortadan kaybolabilir tabii ki. Bunda şaşılacak bir şey yok. Hatta ve hatta gerçekleştirdiği hain saldırının üzerinden günler geçmesine rağmen bu ‘gerçek terörist’ yakalanmayabilir de.

Gördüğünüz gibi ben bu yazının başlığı sebebiyle sizlerde oluşan merakı gidererek sözümü tuttum. Artık siz de bundan önceki teröristlerin neden yakalanmadığını, bu teröristin neden yakalanamıyor olduğunu, bundan sonrakilerin de neden yakalanmayacağını biliyorsunuz. Efendim? İspanya halkı Franco’nun zulmünden nasıl mı kurtulmuştu? Onu da bir zahmet siz araştırıp okursunuz bir ara.

Sevgilerle…




Bu haber 79464 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Gürsel ÖZKAN
05-01-2017 06:40:00
Türkiye ve ortadoğu halkları erk'e tapan halklar oldukları için ve Avrupa halkları gibi tapıncılarını sorgulama yetisine kavuşamadığı için olabilir mi aceba hocam?

YORUM YAZ



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
SON YORUMLANAN HABERLER
SON HABER YORUMLARI
YUKARI