Ragıp Eşref Filiz: ’’Zihin Göçü’’

Ragıp Eşref Filiz: ''Zihin Göçü''

08 Şubat 2020 - 23:27

 

 

 

 

Ragıp Eşref Filiz

esreffiliz@hotmail.com

 

Hep Türkiye’nin günden güne kötüye giden durumuna paralel olarak artan oranda yurtdışına beyin göçü haberleri okuyoruz. Son zamanlarda en çok kazanan şirketler yurtdışı vize ya da göçmen danışmanlık kuruluşları, en çok izlenen youtube videoları ‘’ABD’ye kapağı nasıl attım?’’ ya da ‘’Kanada’da nasıl oturum izni aldım?’’ tarzındaki başlıklara sahip olanlar.

Topyekün halk  olarak kaçmanın, kurtulmanın, yırtmanın  peşindeyiz çünkü ülkemiz, içeri sadece Suriyelilerin girebildiği, dışarı da kimsenin kolay kolay çıkamadığı bir 'ucuz işgücü açıkhava hapishanesi'ne döndü. Sokakta kendisine mikrofon uzatıldığında ‘’Allah devlet büyüklerimizden razı olsun, onları başımızdan eksik etmesin, çok memnunuk. Gahrolsun Amariga’’ diye konuşan dayıya: ‘’Uçağın iniş takımlarının boşluğunda seni Amerika’ya kaçırak mı?’’ desen, ‘’Gerek yok abi, siz bana yol verin ben yüzerek giderim’’ diyecek kıvamda…

Sadece son 6 ayda Berlin’e taşınan yüksek lisans ve doktora yapmış Türk vatandaşı sayısının 85 bin olduğunu söylersem, ‘’Ne var canım bunda? Türkiye 80 milyonluk ülke… 85 bin bizi etkilemez’’ diyecek olanları duyar gibiyim. Böyle diyecek olanlara şunu da söyleyeyim: Doktora mezununu filan boş verin, o 80 milyonluk ülkede lisans mezunlarının bile toplam nüfusa oranı %8, Yüksek Lisans mezunlarının oranı %0.1 bile değil. Bu bahsettiğimiz rakamlar ciddi bir tablo ortaya koyuyor. Peki, Türk aydınlarının hepsi mi kaçıyor? Hayır tabii ki… Sadece parası ve imkânı olanlar… Giden gidiyor, gidemeyen ise bedenen olmasa bile zihnen ülke ile bağını çoktan koparmış durumda. Neden mi? Şöyle bir ülke düşünün: Aydınsınız ve bunun size yüklediği sorumluluğu omuzlarınızda hissettiğiniz için toplumunuza bir faydanız olması gerektiğini düşünüyorsunuz. İnsanlara yardım etmek, yol göstermek, bilinçlendirmek için bir şeyler yapmak, yapamasanız bile söylemek istiyorsunuz. Böyle yönetilmeyi hak etmeyen halkınız artık sefalet çekmesin istiyorsunuz ancak bir sorun var: Çekilen sefalet onu yaşayan halkın kendi sefaletinden sorumlu olan kişilere bağlılığını her geçen gün daha da artırıyor. Mağdura yardımcı olmak istersen ve yol göstermeye çalışırsan hem mağdur tarafından hem de onu mağdur eden tarafından çift taraflı ısırılıyorsun. Halkı mağdur eden adam: ‘’Ne uyandırıyorsun lan milleti? Ben ne güzel tezgâhımı kurdum yürüyorum, kahramanlık sana mı kaldı liboş!’’ diye kapına polisi gönderiyor, seni savcının önüne yolluyor. Mağdur olan ise duruşma çıkışında seni yuhalıyor: ‘’Yuuuh şerefsiz Amarigan acanı! Dış mihrak!’’ diyerek…  Bu bahsettiğim kısır döngüyü yaşayan yüzlerce yazar, siyasetçi ya da sanatçı gördük son 10 yılda. Şimdi dönelim hikâyenin başlangıç noktasına. Yani Türk aydınının ‘’kalıp savaşarak halkıma yardım mı etmeliyim? Yoksa yurtdışına çıkıp kalan ömrümü huzur içerisinde ve insan muamelesi görerek mi geçirmeliyim?’’ sorusu ile baş başa kaldığı karar anından bahsediyorum. Tabii ki önündeki onlarca, sonu iyi bitmeyen hikâyeyi gören entelektüel ufak ufak uzuyor Berlin’e, New York’a, Londra’ya ve daha nice farklı yerlere. Bizim elimizde kim kalıyor? Lüks Alman arabalarına binmek, görgüsüzce döşenmiş gösterişli ve pahalı evlerde yaşayabilmek ve köy kökenli ezikliğini pahalı şerbetler içerek unutabilmek için 10 takla atmaya razı siyasetçiler, bürokratlar, onlarla birlikte zenginleşen inşaatçılar vs.  Bu durumda beyin göçü yapabilen kaçıyor, yapamayan zihnen ülkeyi terk ediyor ama bedeni şimdilik burada, halk hala sefil ama sefaletten de enteresan bir zevk alıyormuş gibi davranıyor… Belki de asıl sorulması gereken soru neden beyin göçü veriyoruz? sorusu değildir. Belki de asıl sorulması gereken 1 milyon dolarlık soru şudur: ‘’Aklı başında bir insan neden Türkiye’de yaşamak istesin?’’

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ragıp Eşref Filiz Kimdir?

 

1 Haziran 1978'de doğdu. K.T.Ü Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun olduktan sonra California Uni-Prep Institute'ta ESL eğitimi aldı. İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı'nda Tezli Yüksek Lisans Eğitimi gördü. 

Yayımlanmış Eserleri: Raul Mendez Ölmeli

(2013)

Anadolu'dan Alacakaranlık Öyküleri

(2014/Tudem Edebiyat Ödülü)

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..